TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, 12. Yargı Paketi'ne ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Kanun teklifinin yalnızca belirli kanunlarda değişiklik öngören teknik bir düzenleme olmadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet alanındaki reform iradesinin yeni ve güçlü bir tezahürü olduğunu vurgulayan Yüksel, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk günden itibaren kalkınma ile birlikte adaleti de siyasetin merkezine yerleştirdiğini belirtti.
Yüksel, son 24 yılda gerçekleştirilen reformlarla hukuk devletinin güçlendirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması ve yargı sisteminin kurumsal kapasitesinin artırılması yönünde tarihi adımlar atıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hazırlanan İnsan Hakları Eylem Planları ve Yargı Reformu Strateji Belgeleri doğrultusunda hayata geçirilen reformlar sayesinde yargı sisteminin daha etkin, erişilebilir ve güçlü bir yapıya kavuştuğunu dile getiren Yüksel, 12. Yargı Paketi'nin bu reform sürecinin devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Teklifin hazırlanma sürecinde hakimler, cumhuriyet savcıları, avukatlar, akademisyenler, Adalet Bakanlığı bürokratları ve ilgili paydaşların görüşlerinden yararlanıldığını dile getiren Yüksel, toplumun ihtiyaçlarını esas alan kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı.
Yüksel, 12 farklı kanunda değişiklik öngören ve 30 maddeden oluşan teklifin en önemli hedeflerinden birinin yargılama süreçlerini hızlandırmak olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşların yıllarca süren davalar nedeniyle mağduriyet yaşamaları kabul edilemez. Özellikle hukuk mahkemelerinde görülen davalarda duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu haller dışında 3 ayı geçmemesi öngörülmektedir. Geciken adaletin adalet olmadığı bilinciyle hareket ediyoruz. Duruşmalar arasındaki sürelerin makul seviyeye çekilmesiyle hem yargılamaların daha kısa sürede sonuçlanması hem de kararların daha sağlıklı şekilde verilmesi mümkün olacaktır. İdari yargıda da benzer şekilde yargılamaların hızlandırılmasını amaçlayan düzenlemelere gidilecek. Vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkileyen bazı uyuşmazlıkların tek hakim tarafından daha süratli şekilde karara bağlanmasının önü açılacaktır."
İlk derece ve istinaf mahkemeleri arasında yalnızca usule ilişkin nedenlerle yaşanan gereksiz dosya hareketliliğinin önüne geçileceğini anlatan Yüksel, yargı süreçlerinin sadeleştirilerek daha etkin hale getirileceğini belirtti.
Yargıtayın, davanın esası hakkında doğru karar verilmiş olmasına rağmen yalnızca görev veya yetki uyuşmazlığı gerekçesiyle bozma kararı vermesinin de sınırlandırılacağını dile getiren Yüksel, bu düzenlemenin vatandaşların haklarına daha kısa sürede kavuşmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Teklifte idari yargıda vatandaşların yargısal güvencelerini artıracak önemli düzenlemelere de yer verildiğine dikkati çeken Yüksel, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesinden farklı bir karar vermesi halinde vatandaşlara dosyalarını Danıştay incelemesine taşıyabilme imkanı tanındığını vurguladı. Yüksel, bu düzenlemenin hak arama hürriyetini güçlendireceğini, ayrıca Danıştayın iş yükünü etkin şekilde yönetebilmesi amacıyla mevcut daire ve üye yapısının korunacağını ifade etti.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın itiraz yetkisinin daha etkin kullanılabilmesi amacıyla başvuru usullerinin yeniden düzenlendiğini ve uygulamadaki tereddütlerin giderildiğini söyleyen Yüksel, yargının dijital dönüşümüne yönelik reformların da teklifte yer aldığını bildirdi.
Yüksel, "e-Duruşma uygulamasının kapsamı genişletilecek, özellikle ön inceleme duruşmalarında elektronik katılım imkanları artırılacak. Teknolojinin sunduğu imkanları adalet hizmetlerine daha güçlü şekilde entegre ediyoruz. Noterlik işlemlerinde de dijital uygulamaları yaygınlaştırılacak, adli makamların ihtiyaç duyduğu belgeler daha hızlı ve düşük maliyetle temin edilebilecek. Ayrıca teklif kapsamında bilirkişilik uygulamalarına ilişkin önemli değişiklikler öngörülmektedir. Hakimin kendi hukuki bilgisiyle çözebileceği konularda bilirkişiye başvurulmasının önüne geçilecektir. Bu düzenleme, yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek, bilirkişilik kurumunun da asli fonksiyonuna uygun şekilde işletilmesini sağlayacaktır." diye konuştu.