Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.
Akbelen ormanı için alınan acele kamulaştırma kararlarını protesto sırasında tutuklanan Esra Işık'ın yargılandığı davanın üçüncü duruşması bugün yapıldı. Duruşma 6 Temmuz'a ertelendi.
Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Esra Işık, duruşmaya destek için başka köylerden gelenlerin de olduğunu söyleyerek "Acele kamulaştırma kararı Akbelen'de uygulanırsa bunun devamı gelecek" dedi.
Esra Işık, Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarını protesto sırasında gözaltına alınmış ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla 31 Mart'ta tutuklanmıştı.
Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 41 günlük tutukluluğun ardından Işık'ı yurt dışına çıkış yasağıyla 11 Mayıs'ta tahliye etmişti.
1 Haziran'daki duruşmada Işık'ın yurt dışı çıkış yasağı kaldırılmıştı.
Akbelen'deki zeytinlikler ve tarım arazileri için Temmuz 2025'te TBMM'de kabul edilen düzenlemeyle madencilik faaliyetlerinin önü açılmış ve cumhurbaşkanlığı kararıyla bölgede acele kamulaştırma yapılmıştı.
Danıştay 6. Ceza Dairesi geçen ay acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurmuştu.
Esra Işık, 22 Haziran'daki duruşma sonrası yaptığı açıklamada kamulaştırma kararlarına ilişkin şunları söyledi:
"Geçtiğimiz yaz şirketlerin yasası meclisten geçirilmeye çalışılırken de söylemiştik, eğer bu yasa geçerse biz köylüler olarak mağdur olacağız, toprağımızdan olacağız, memleketimizden, yurdumuzdan olacağız, evsiz, barksız kalacağız demiştik. Aradan daha bir sene geçmeden evimiz, barkımız, her şeyimiz kamulaştırıldı."
"Akbelen'in kazanması demek başka köylere, ezilen köylere, köylülere örnek olacak. Başkaları da umutlansın istemiyorlar ama biz umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Bizler bu memleketin gerçek sahipleriyiz."
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada ise "memleketimi savunduğum için tutukluydum, sürgün edildim" demiş ve "Benim anneannemin, babaannemin, dedemin köyleri yok edildi. Bizi daha ne kadar yok edeceksiniz, mülksüzleştireceksiniz?" diye konuşmuştu.